Balta

Kendisini vurmuş anasının odasında. En son görenler diyor ki, alnının ortasında kapkara bir leke vardı. O şair bozuntusu meydanın ortasında bağırdı bize. GÖZLERİNE BAKMADINIZ. Böyle bir hınç görmedikti. Şimdi biz katil olmuşuz. Gözlerinin içine sahici bakmadık diye vurmuş kendini. O deli öyle diyor. Anası da inandı. İki deli birbirini. Tabutu şairle ikisi gömdü. Biz gördük. Anası bir defa kaldırmadı başını topraktan. Suçlamalara güldük geçtik ilkin. Şimdi hepimizin sırtında bir balta sallanıyor sanki. Rüyalarımızda gördük uykularımız kaçtı. Aynı rüyayı onlarca adamın görmesi ne büyük felakettir bilir misin. Hayra alamet değildir. Onlarca adam aynı ölümü görecek. Hem de suçlu gibi. Olacak iş değil. Kime anlatsan inanmaz. Benim hanım bile şaştı kaldı. Yemeden içmeden kesildim. Canım, ben çekip vurmadım ya onu. Yine de insan bir tuhaf oluyor. Son zamanlarda yalpalayarak yürürdü. Kahvenin önünden geçtiği vakitlerde görürdük. Sanarsın çocuk olmuş. Kollarını kavuşturur, kaşlarını çatardı. Hiç unutmuyorum. Tam önümüzden geçtiği sıra öyle bir bakmıştı bize. Allah belanızı versin der gibi. Anlamadık ilkin. Bizden biri kalkıp soracak oldu. Oturttuk hemen. Hâli iyi değil onun dedik. İşte böyle, anlayışla karşılardık onu. Bizim de sabrımızı taşıran şeyler olmaz mıydı. Olurdu. Bazen öyle bağırırdı ki işimizi gücümüzü bırakıp sesin geldiği yöne koşardık. Bir bakmışız çeşmenin başında saçlarını yoluyor. Başka zaman bir kaldırımda. Başını ellerinin arasına almış sallanıyor. Onu öyle görünce sinirden delirirdik. Öyle ya. O bağırtıya insan öldürüyorlar sanarsın. Kaç cinci hoca gezdirdi anası. En son iyice zayıfladı. Kuru dal gibi oldu. Öyle olunca aldı doktora götürdü. Anası bizimle konuşmazdı ya anlardık. Şehre giden otobüse sabah binip giderlerdi. Birkaç saate ikisi de bembeyaz. Geri gelirlerdi. Demek doktor da fayda etmemiş. Öldü gitti gencecik. Tek şairle konuşurdu. Ne zaman ikisini yan yana görsek. Bir deftere eğilmiş konuşurlardı. Ne konuşurlardı bilmem. Zaten adam onlara gözünü dikip de bakamaz. İçimde huzursuz bir şey kımıldanır gibi olurdu. Ondandır. Ne zaman meydana insem. Hem onu göreceğim umuduyla adımlarım hızlanır. Hem de görünce korkudan kalbime inerdi. Öyle garipti amma yine de kendi halinde bir gençti yazık. Bizim suçumuz yok elbet. Bu zamana dek gönlünü eyledik hep. Tabii, böyle oldu bu iş. Uykularımızı aldı götürdü. Bizi suçlamayaydı keşke. İnsanoğlu yine de. Yok yemem kardeş, sağ ol. Bu ara iştahım yok pek. Hanım mantı yapacakmış akşam. Ondan yerim. Bak, sana dediğim şair. Önceleri toparlayamadı kendini ya, sonradan sonraya dışarı çıkmaya başladı. Hep böyle düşünceli yürür. Yok, kitabı falan çıkmadı canım. Biz konuşmasından dolayı şair diyoruz. Kitap gibi konuşur şimdi allah var. Bilirsin her köyden çıkar böyleleri. Hadi ben gideyim artık. Unutma sakın. Bu köyde tek bir allahın kulu. O ölümden sorumlu değil. Herkese de böyle anlat bunu.


18.06.24

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Silah, Bir Ölüm, Bir Keskin Ağrı

Bozgun

Anagram