Çukurun İçinde Pek Rahat

Karakterimiz dibi görünmeyen bir çukurla karşılaştığında, yorucu bir tümseği aşalı çok olmamıştı. Düz bir yolda yürümenin keyfini çıkarıyordu. Zihninde, inanır mısınız, tek bir düşünce yoktu. Fakat bu çukur şimdi yeni bir ışık yaktı zihninde. Durup düşünmesi gerekiyor. Yanından geçip gidebilir. Önünde bağdaş kurup oturabilir. En mühimi, içine doğrudan atlayabilir. Bu seçeneklerin hepsi şimdilik, uzunca düşünüp karar vermesi gereken bir dizi belirleyici.


Bu zihin ışığı çok kısa süre parladı çünkü karakterimiz şu an bu çukurda. İçine doğru kendini hızla fırlattığında elleri ve kolları yara bere içinde kaldı. Dizleri kanıyor. Yukarı bakıyor ve tek bir ışık parçası görünmüyor. Biz onun gülümsemesini seçebiliyoruz. Seçiyoruz çünkü artık onu tanıyoruz. Öyküye başladığımız andan itibaren, onun için bu çukura atlayacak olmaktan başka bir seçenek olmadığını da biliyorduk. Yine de bir seçenek yanılgısı sunmak bizi tatmin etti. Bize kızmayın, o da hoşlanıyor böyle illüzyonlardan. Ona eninde sonunda seçeceği bir yol ve yanında belirli seçenekler vermeniz, onun için sayısız yanılgı mutluluklarından bir tanesi. 


Evet, karakterimizden oldukça alçakta bir özne gibi bahsediyoruz. Bu konuda bizi bağışlayın fakat doğrusunu söylemek gerekirse onun neden bu denli yerin dibinde olduğuna dair su götürmez gerçeklerimiz var. Tekrarlı biçimde böylesi kara korkunç çukurlara onu sürükleyen biz değiliz efendim! O da bu seçimlerin cezasını elbet çekecek. Onu küçümseyecek, yeri gelecek çarpık şekilde betimleyeceğiz siz değerli okuyuculara. Görüyorum ki acıyorsunuz ona. Belki bize sinirlenerek okuyorsunuz ama karakterimiz önünüzde dikilse, bir tane de siz tükürürdünüz suratına. Hatta dayanamaz bir tane tokat atardınız. Evet, böyledir bu. Dayanamazsınız onun çarpık ve kanlar içindeki arsız gülümsemesine. "Neden ölmüyor, neden kendini öldürmüyor, korkunç!" dersiniz. 


İşte karakterimizin en görkemli, en mide buran özelliklerinden: Yıllarca bir çukurda, ölecek gibi yaşar ve ölemez. Şimdi siz söyleyin bakalım: onu böylesi bir ışıksızlık içinde, bir de havasız bırakıp boğmak... Ne büyük bir zevk olurdu değil mi!


02.06.25

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Silah, Bir Ölüm, Bir Keskin Ağrı

Bozgun

Anagram